PKU Forum | Fenilketonüri - PKU'luların ve Ailelerinin Bilgi Paylaşım Sitesi

Pku Forum => PKU Bilgi & Haber => Konuyu başlatan: Doğan - Eyl 10, 2019, 03:33 öö

Başlık: Fenilketonüri Hasta Psikolojisi
Gönderen: Doğan - Eyl 10, 2019, 03:33 öö
Fenilketonüri Hasta Psikolojisi

Fenilketonüri hastalığı, küçük yaşlarda karşı karşıya kalınan, bir yaşam disiplini halini alan hastalıktır. Bu durum öğrenildikten sonra, ailenin yanlış davranışları nedeniyle çocukta psikolojik sorunların görülmesi muhtemeldir. Hastalığa henüz teşhis konulmadığı durumdaysa, çocuğun gelişim geriliği, dikkat toparlayamama durumu, zihinsel sorunları ya da çevreye olan ilgisizlik, tuvalet alışkanlıklarında dengesiz tutum gibi davranışlar gözlenir.
Hastalığın teşhisinin konulduğu andan itibaren, Pedegok ve ebeveynler için psikolog desteği alınmasında fayda olacaktır. Aile çevresinin dışında, çocuğun sürekli içinde bulunduğu ortamın da PKU'ya uygun olarak eğitilmesi gerekir. Çocuğunun rahatsızlığını öğrenen aile, aşırı ilgili, korumacı, hassas tavırlar takınır. Kardeşlerinden daha fazla onu önemser, içgüdüsel olarak geliştirdikleri bu tutum, çocukta davranışsal bozukluklara ve anneye bağımlılığa kadar ciddi sorunlar açabilir. Sürecin bir pedegok eşliğinde takibi, böyle bir sorun yaşanmaması adına etkili olacaktır. PKU psikolojisi, anlaşılması güç bir ruh durumudur. Herkes gibi yiyememek, çocukluğunu yaşayamamaktır bir nevi. Evet, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir durumdur ama çocuğa asla ebeveynine emir verme yetkisi vermez.
PKU olan çocuğunuzla ilgili yapmanız gereken düzenlemelere gelecek olursak:
Hastalığı tanımlayın, oturup konu hakkında bir dizi araştırmalar yapın. Bu süreçte pedegok ve çocuk doktorunuzla olan iletişimi güçlü tutun. Bu hastalığı şuan geçirmekte olan insanlarla iletişime geçin. İnternet sayesinde bu çok kolay olacaktır. Çocuğunuzu dışlamayın ama dünyanın sadece onun etrafında döndüğüne de inandırmayın. Evde yapılan yemeklerde, herkesin beraber yiyeceği yemekler hazırlamaya özen gösterin. Çocuğunuzu tüketemediği gıdalara içerleyip kendi kendine üzülmemesi için evden dışarı çıkarın. Hobilerinden birini gerçekleştirebilmesi için ona olanak sağlayın. Her ne rahatsızlığı olursa olsun, insanlar "yazık, cık cık cık" gibi sözlerden haz etmezler. Çocuğunuzun içinde bulunacağı ortamda bu tarz yaklaşımlarla karşılaşmamasına özen gösterin. Okuduğu okul idarecileri ve kantincileriyle, rehber öğretmeniyle sürekli kontakta kalın. Durumun hassasiyetini anlatmanız, size yardımcı olabilmeleri açısından önemli olacaktır. Okul sürecinde de psikolojik yardım alımını kesmeyin. Arkadaşlarının tutum ve davranışları, içinde bulunduğu durumda onu yorabilir. Sürekli yasaklardan bunalabilir, tedavisini bozmanın yollarını arayabilir. Bu durumdan kaçınması için ona engel koymak yerine güzelce onunla bu durumu paylaşmalı, olası sorunları anlatmalısınız.